
Geleneksel psikopatoloji yaklaşımlarının aksine, Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), psikolojik destek arayan bireyi 'hasta' veya 'bozuk' olarak etiketlemez. İnsan zihninin doğası gereği, hepimiz zaman zaman zorlayıcı düşüncelerin ve duyguların tuzağına düşebiliriz. ACT’e göre asıl problem, yaşadığımız kaygı, hüzün veya stresin kendisi değil; bu kaçınılmaz deneyimlere karşı geliştirdiğimiz ve hayatımızı daraltan tepkilerimizdir. Biz buna Psikolojik Katılık diyoruz.
Semptomları yok etmeye çalışmak yerine, onların yaşamımızı yönetmesine son vermeyi amaçlayan bu yaklaşım, odağını 'iyileşmekten' ziyade 'yaşamaya' çevirir. Peki, bizi olduğumuz yere çivileyen, potansiyelimizi gerçekleştirmemizi engelleyen bu görünmez duvarlar nelerdir? Bireyin psikolojik katılığa hapsolmasına neden olan 6 temel süreç ve bu düğümleri çözerek zihinsel özgürlüğe (Psikolojik Esneklik) ulaşmanın yol haritası niteliğinde bir yazı olacak bu.
- Aşağıda psikolojik katılığı oluşturan 6 boyut, bunların esneklik karşılıkları ve günlük hayattan örneklerini bulacaksınız:
Psikolojik Katılık Hali: Sözel içeriklerin yani dilin, davranışlarınızı manipüle etmesi durumudur. Zihninizde oluşan düşüncelerin yoğunluğundan dolayı o anki çevrenin, nesnelerin ve olayların farkında olamama veya onları doğru yorumlayamama halidir. Bu durumda, zihinden geçenlerin gerçeği yansıttığı yanılgısı içerisinde hatalı tepki verme eğilimi oluşur.
Günlük Hayattan Örnek:
Psikolojik Katılık Hali: Sizi zorlayan hisler, bedensel belirtiler, anılar veya imajlar gibi içsel yaşantılardan uzaklaşmak için başvurduğunuz girişimlerdir. Kısa vadede rahatlama sağlasa da uzun vadede sizi tekrar acıyla yüz yüze getirir. Bu faydasız yöntemler, sizi uzun vadeli hedeflerinizle uyumlu hareket etmekten uzaklaştırır.
Günlük Hayattan Örnek:
Psikolojik Katılık Hali: Rahatsızlık duyulan içsel yaşantılardan dolayı ruminasyon (geçmişi düşünme) veya endişe etme (geleceği düşünme) zihinsel faaliyetlerinden kendinizi alamamanız ve an ile temasınızı yitirmenizdir.
Günlük Hayattan Örnek:
Psikolojik Katılık Hali: Benliğinize dair "çirkinim", "yetersizim", "acizim" veya "başarılıyım" gibi çeşitli tanımlamalar ve etiketlerle kendinizi bütünleştirmenizdir. Yaşamını bu etiketlerle çerçeveleyen birey, yaşam doyumuna ulaşamaz.
Günlük Hayattan Örnek:
Psikolojik Katılık Hali: Zorlayan içsel yaşantılardan kurtulmak için bir ortamdan veya eylemden kaçma (uzun vadeli olduğunda kaçınma) ya da dürtüsel davranışlar sergileme halidir. Bunlar kişiyi acı veren duygu ve düşüncelerden kurtarmadığı gibi, yokluğu acı veren çeşitli ihtiyaçlardan da mahrum bırakır.
Günlük Hayattan Örnek:
Psikolojik Katılık Hali: Değerler haricindeki kural, eleştiri, kaygı vb. unsurların sizi aksiyon almaya zorlamasıdır. Sizi tabiri yerindeyse ayağa kaldıracak kaynak değerlerinizken, kuralların baskın olduğu yerde değerler hüküm sürmez ve bu durum çözüme ulaştırmaz.
Günlük Hayattan Örnek:
Yukarıda sıraladığımız bu altı boyut, aslında zihnimizin çalışma prensiplerine dair birer farkındalık haritasıdır. Çoğumuz mutluluğu, hiç üzülmemek, hiç kaygılanmamak veya zihnimizde hiç olumsuz düşünce barındırmamak zannederiz. Oysa ACT’in bize gösterdiği gibi; sağlıklı bir zihin sessiz bir zihin değil, her türlü gürültüye rağmen değerleri yönünde hareket edebilen esnek bir zihindir.
Bu yazıdaki amacım, yaşadığınız zorlanmaları birer 'hata' olarak değil, insan olmanın getirdiği doğal süreçlerin yönetilemeyen kısımları olarak görmenizi sağlamaktı. Eğer siz de kendinizi bu katılık döngülerinden birinde sıkışmış hissediyorsanız, çözümün düşüncelerle savaşmakta değil, onlarla ilişkinizi değiştirip hayata karışmakta olduğunu unutmayın.
Ayrıca şunu da vurgulamakta fayda var ki, psikolojik esneklik, varılacak bir son durak değil, her gün yeniden pratik edilen, hayatı daha zengin ve anlamlı kılan bir süreç, bir yolculuktur. Bu yolculuğa çıkmaya siz de hazırsanız, zihninizdeki kalıpları fark ederek yeniden yapılandıracağınız, farkındalık ve değişim dolu bu yolculukta size eşlik etmekten mutluluk duyacağım.
- Psikolog Fatih Ulusoy 🌿