Mutlu Bir İlişkinin 6 Gerçeği

Farklı toplumlarda görülen artan boşanma oranlarıyla birlikte akademisyenler sadece sorun yaşayan çiftlere değil, mutluluğunu ve ilişki tatminini sürdüren çiftlere de bakarak aralarındaki temel farkları keşfetmek üzere çalışmalar gerçekleştiriyor. Bu çalışmalardan biri de Denver Üniversitesi’nde Psikoloji Profesörü ve Evlilik ve Aile Çalışmaları Merkezi Direktörü olan Howard Markman’a ait. Markman’ın bu alandaki çalışmaları altı temel maddede bir çiftin ilişkisinin nasıl daha mutlu ve tatminkâr şekilde sürdürülebileceğine dair bir özet oluşturuyor.
1. Her ilişki, bir umut kaynağıdır.
En şiddetli tartışmalar ve kavgalar dahi iyi niyetlerle başlar. Bu iyi niyetler ise aslında çiftin ilişkiye dair umutlarının kaynağını oluşturur. İyi niyeti ve umudu açığa çıkarmak ilişki için büyük önem taşıyacaktır.
2. 1 hata, 20 iyiliği ortadan kaldırır.
Partnere karşı söylenen bir kötü sözün bile daha önce saatlerce verilmiş iyi yönde emeği sildiğine dair bir bulgu elde edilmiştir. Bu sebeple partnerlerin kendi öfke duygularını yönetmeyi ve duygularını daha yapıcı şekilde ifade etmeyi öğrenmeleri gerekmektedir. Rahatsızlıkların yapıcı şekilde ifade edilmesiyse kişinin kendini ifade becerilerini edinmiş olmasından ve konuşma için uygun yer ve zamanı seçebilmesinden geçer.
3. Bir partnerin kendisinde yaptığı küçük değişiklikler, ilişkiyi büyük değişimlere taşıyabilir.
İlişki sorunları yaşayan çoğu insan doğası gereği değişikliklerin kendisi tarafından değil partneri tarafından yapılması gerektiğini düşünür. Partnerimizin davranışı üzerinde kontrolümüz olmadığı ise genellikle fark edilmez. Tam da bu nedenle çiftler ilişki hakkında umutsuzluk ve çaresizlik duyguları geliştirir ve ancak neredeyse bir mucize gerçekleşirse durumlarının düzelmeye başlayacağına inanırlar. Bu çıkmazdan kurtulmanın tek yolu ise büyük bir değişimi hedeflemek yerine kendimizde yapacağımız küçük değişikliklerle sistemin kendini yenilemesinin önünü açmaktır. Böylece daha iyimser bakabilir, istisnaları görebilir ve de partnerimize karşı daha açık hale gelebiliriz. Minik değişikliklere örnek olarak düşünceli nazik davranışları verebiliriz, partnerinize nasıl göründüğü hakkında övgülerde bulunmak ya da partnerinizin yanından geçerken ona dokunmak gibi. Bir yandan da sinirliyken partnerinizi görmezden gelmek ya da negatif ithamlarda bulunmak gibi kötü davranışları ilişkinizden çıkarabilirsiniz.
4. Konu hiçbir zaman partner arasındaki farklılıklar değil, her zaman bu farklılıkların nasıl ele alındığıdır.
Birçok partner, ilişki sıkıntılarının kendisi ile eşi arasındaki farklardan kaynaklandığını düşünmektedir. Birçok çift "Uyumlu değiliz: o sürekli hareket etmeyi sever, ben evde kalmayı tercih ederim" veya "O erken yatar; ben gece insanıyım." gibi ifadeler kullanmıştır. Bu düşünce biçimi, kişilerin mutsuzluğunun sebeplerini açıklamaya yönelik anlaşılabilir bir çabadır. Ancak mutlu ilişkilerdeki partnerler, anlaşma ve anlaşmazlık alanlarına odaklanmak yerine iyi dinleme becerileri geliştirirler. Bu beceriler, farklılıkları ortadan kaldırmak, karşı tarafı uzlaşmaya zorlamak veya tavsiye vermekle ilgili değildir. İyi dinleme becerileri, kişilik ve zevkteki farklılıkları anlama ve kabul etmeyle ilgilidir. İyi bir dinleyiciye sahip olmak, iyi bir arkadaşa sahip olmaktır. Mutlu bir ilişkide bir partner, eşinin iyi bir arkadaş olmasına her zaman güvenebilir.
5. Erkekler ve kadınlar farklı araçlarla savaşır, ancak benzer yaralar alırlar.
Erkekler ve kadınlar yalnızca benzer yaralar almakla kalmaz, kabul, destek, sevgi gibi aslında aynı olan hedeflere ulaşmaya çalışırken bu yaraları derinleştirirler. Partnerler, ilişkide nelerin yanlış gittiğini anlamaya çalıştıklarında, genellikle her iki kişinin de çok istediği nihai hedefleri değil, kullanılan mevcut savaş araçlarını incelemeye eğilimli hale gelir. İnanılanın aksine erkeklerin "duygusal yakınlıkta sorun yaşadığı" ve kadınların "aşırı tepki gösterme eğiliminde olduğu" bilgilerine dair bulgu yoktur. Erkekler ve kadınlar, duygusal yakınlık ve bağlantı kurma arzusunda pek az farka sahiptir.
6. Partnerle ilişki becerileri geliştirmek zorundadır.
Mutlu bir ilişki arayışında sürekli olarak partner değiştirmek yerine, insanlar, tüm ilişkilerde yaygın olan çatışmalarını, öfkelerini ve anlaşmazlıklarını yönetmeyi öğrenmelidir. Partnerler, ilişkilerine kabul edilmiş kurallarıyla veya olumsuz duyguları yönetme becerileri olmadan girerler. Çatışmanın ilişkilerine kontrol etmesi yerine partnerlerin çatışmayı yönetmeyi öğrenmeleri ilişkide tatmini artırıcı önemli unsurlardan olacaktır.
Yazar: Psikolog Aslı Uzun
Kategoriler
Bu konuda destek alın
Yazının konusuyla çalışan uzmanları inceleyip online veya yüz yüze randevu alabilirsiniz.


