Çift Danışmanlığı üzerine uzman psikologların kaleminden yazılar. Planda Blog'da okuyun, yazarın profilinden randevu alın.

İlişki Bağlarını Derinleştirmek: Sevgi Haritalarıİlişkilerin karmaşık dinamiklerinde, partnerinizi gerçekten tanıma ve anlama yeteneği, sevgi ve yakınlığın temelini oluşturur. İlişkiler üzerine araştırmalarıyla tanınan Dr. John ve Julie Gottman, çiftlerin bağlarını derinleştirmeleri için temel bir araç olarak "Sevgi Haritaları" kavramını bizlere tanıttı.Sevgi Haritaları Nedir?Sevgi Haritaları aslında bir ilişkinin duygusal GPS'leridir ve eşlerin birbirlerinin korkuları, umutları, hayalleri ve değerleri de dahil olmak üzere iç dünyalarını ne kadar iyi tanıdıklarını gösterir. Bu, birbirlerinin yaşamları, tercihleri ve istekleri hakkındaki karmaşık ayrıntıları kapsayan zihinsel bir taslaktır. Sevgi Haritaları, zor zamanlarda eşlerin duygusal olarak bağlı kalmalarına, empatiyi, yakınlığı ve dayanıklılığı geliştirmelerine yardımcı olur.Sevgi Haritaları OluşturmakMerak ve İlgi: Sevgi Haritaları oluşturmak, partnerinizle ilgili içten merakla başlar. Açık uçlu sorular sorun, aktif olarak dinleyin ve deneyimlerine, düşüncelerine ve duygularına ilgi gösterin. Örneğin: Partnerinizin şu anki kariyer hedefleri neler? Gelecekle ilgili onu en çok endişelendiren şey nedir? Son zamanlarda tutkuyla yaptığı şeyler neler? En yakın arkadaşı kim?Duygusal İpuçları: Duygusal ipuçlarına ve tepkilere dikkat edin. Partnerinizin duygusal tepkilerini anlamak, empatiyi ve duyarlılığı derinleştirerek Sevgi Haritasını güçlendirmeye yardımcı olur. Örneğin: Partnerinizi en çok gülümseten çocukluk anısı hangisi? Hangi konularda konuşurken partnerinizin endişelendiğini gözlemliyorsunuz?Karşılıklılık: Kendi deneyimlerinizi, arzularınızı ve kırılganlıklarınızı açıkça paylaşmak karşılıklılığı teşvik eder ve bağı güçlendirir. Düzenli Güncellemeler: Bireyler büyüyüp değiştikçe Sevgi Haritaları da değişir. Anlamlı konuşmalar yoluyla yapılan düzenli güncellemeler, haritanın güncel kalmasını sağlar. Örneğin: Partnerinizin ilgi alanları/ hedefleri geçen yıl içinde nasıl değişti? Bu değişimleri en çok etkileyen şeyler nelerdi? Son zamanlarda öğrenmekten/ keşfetmekten heyecan duydukları şeyler neler?Sevgi Haritalarının YararlarıBirbirini derinlemesine tanımak ve anlamak duygusal yakınlığı artırır. Güçlü bir Sevgi Haritası, çatışmalar sırasında etkili iletişim için bir temel sağlar. İyi geliştirilmiş Sevgi Haritalarına sahip çiftler, ilişkilerindeki fırtınaları daha iyi atlatmaya, daha fazla desteklendiklerini ve anlaşıldıklarını hissetmeye eğilimlidirler.Günlük Yaşamda Sevgi Haritalarını Kullanmak● Kaliteli Zaman: Düzenli olarak birlikte kaliteli zaman geçirmek, doğal konuşmalara ve çiftlerin birbirlerinin dünyalarına dair içgörülere olanak tanır.● Eğlenceli Keşif: Keşfetmeyi ve eğlenceyi teşvik eden etkinliklere katılmak, Sevgi Haritalarına katkı sağlarken anlayışı ve bağlantıyı derinleştirebilir.● Farkındalık: Günlük etkileşimlerde anda ve katılımcı olmak Sevgi Haritalarını güçlendirir.Sonuç olarak Gottman'ın Sevgi Haritaları, partnerler arasındaki duygusal bağı ve anlayışı derinleştirmek için kapsamlı bir çerçeve sunuyor. Bu haritayı beslemek sürekli çabayı, merakı ve birbirlerinin iç dünyalarını keşfetme ve onlara değer verme konusunda gerçek bir arzuyu gerektiriyor. Çiftler Sevgi Haritalarını zenginleştirmeye aktif olarak yatırım yaptıkça dayanıklı, tatmin edici ve derinden bağlantılı bir ilişki yolculuğunun yolunu açıyor.Yazar: Psikolog Deniz Yolsal

Farklı toplumlarda görülen artan boşanma oranlarıyla birlikte akademisyenler sadece sorun yaşayan çiftlere değil, mutluluğunu ve ilişki tatminini sürdüren çiftlere de bakarak aralarındaki temel farkları keşfetmek üzere çalışmalar gerçekleştiriyor. Bu çalışmalardan biri de Denver Üniversitesi’nde Psikoloji Profesörü ve Evlilik ve Aile Çalışmaları Merkezi Direktörü olan Howard Markman’a ait. Markman’ın bu alandaki çalışmaları altı temel maddede bir çiftin ilişkisinin nasıl daha mutlu ve tatminkâr şekilde sürdürülebileceğine dair bir özet oluşturuyor. 1. Her ilişki, bir umut kaynağıdır. En şiddetli tartışmalar ve kavgalar dahi iyi niyetlerle başlar. Bu iyi niyetler ise aslında çiftin ilişkiye dair umutlarının kaynağını oluşturur. İyi niyeti ve umudu açığa çıkarmak ilişki için büyük önem taşıyacaktır.2. 1 hata, 20 iyiliği ortadan kaldırır.Partnere karşı söylenen bir kötü sözün bile daha önce saatlerce verilmiş iyi yönde emeği sildiğine dair bir bulgu elde edilmiştir. Bu sebeple partnerlerin kendi öfke duygularını yönetmeyi ve duygularını daha yapıcı şekilde ifade etmeyi öğrenmeleri gerekmektedir. Rahatsızlıkların yapıcı şekilde ifade edilmesiyse kişinin kendini ifade becerilerini edinmiş olmasından ve konuşma için uygun yer ve zamanı seçebilmesinden geçer.3. Bir partnerin kendisinde yaptığı küçük değişiklikler, ilişkiyi büyük değişimlere taşıyabilir.İlişki sorunları yaşayan çoğu insan doğası gereği değişikliklerin kendisi tarafından değil partneri tarafından yapılması gerektiğini düşünür. Partnerimizin davranışı üzerinde kontrolümüz olmadığı ise genellikle fark edilmez. Tam da bu nedenle çiftler ilişki hakkında umutsuzluk ve çaresizlik duyguları geliştirir ve ancak neredeyse bir mucize gerçekleşirse durumlarının düzelmeye başlayacağına inanırlar. Bu çıkmazdan kurtulmanın tek yolu ise büyük bir değişimi hedeflemek yerine kendimizde yapacağımız küçük değişikliklerle sistemin kendini yenilemesinin önünü açmaktır. Böylece daha iyimser bakabilir, istisnaları görebilir ve de partnerimize karşı daha açık hale gelebiliriz. Minik değişikliklere örnek olarak düşünceli nazik davranışları verebiliriz, partnerinize nasıl göründüğü hakkında övgülerde bulunmak ya da partnerinizin yanından geçerken ona dokunmak gibi. Bir yandan da sinirliyken partnerinizi görmezden gelmek ya da negatif ithamlarda bulunmak gibi kötü davranışları ilişkinizden çıkarabilirsiniz.4. Konu hiçbir zaman partner arasındaki farklılıklar değil, her zaman bu farklılıkların nasıl ele alındığıdır.Birçok partner, ilişki sıkıntılarının kendisi ile eşi arasındaki farklardan kaynaklandığını düşünmektedir. Birçok çift "Uyumlu değiliz: o sürekli hareket etmeyi sever, ben evde kalmayı tercih ederim" veya "O erken yatar; ben gece insanıyım." gibi ifadeler kullanmıştır. Bu düşünce biçimi, kişilerin mutsuzluğunun sebeplerini açıklamaya yönelik anlaşılabilir bir çabadır. Ancak mutlu ilişkilerdeki partnerler, anlaşma ve anlaşmazlık alanlarına odaklanmak yerine iyi dinleme becerileri geliştirirler. Bu beceriler, farklılıkları ortadan kaldırmak, karşı tarafı uzlaşmaya zorlamak veya tavsiye vermekle ilgili değildir. İyi dinleme becerileri, kişilik ve zevkteki farklılıkları anlama ve kabul etmeyle ilgilidir. İyi bir dinleyiciye sahip olmak, iyi bir arkadaşa sahip olmaktır. Mutlu bir ilişkide bir partner, eşinin iyi bir arkadaş olmasına her zaman güvenebilir.5. Erkekler ve kadınlar farklı araçlarla savaşır, ancak benzer yaralar alırlar.Erkekler ve kadınlar yalnızca benzer yaralar almakla kalmaz, kabul, destek, sevgi gibi aslında aynı olan hedeflere ulaşmaya çalışırken bu yaraları derinleştirirler. Partnerler, ilişkide nelerin yanlış gittiğini anlamaya çalıştıklarında, genellikle her iki kişinin de çok istediği nihai hedefleri değil, kullanılan mevcut savaş araçlarını incelemeye eğilimli hale gelir. İnanılanın aksine erkeklerin "duygusal yakınlıkta sorun yaşadığı" ve kadınların "aşırı tepki gösterme eğiliminde olduğu" bilgilerine dair bulgu yoktur. Erkekler ve kadınlar, duygusal yakınlık ve bağlantı kurma arzusunda pek az farka sahiptir. 6. Partnerle ilişki becerileri geliştirmek zorundadır.Mutlu bir ilişki arayışında sürekli olarak partner değiştirmek yerine, insanlar, tüm ilişkilerde yaygın olan çatışmalarını, öfkelerini ve anlaşmazlıklarını yönetmeyi öğrenmelidir. Partnerler, ilişkilerine kabul edilmiş kurallarıyla veya olumsuz duyguları yönetme becerileri olmadan girerler. Çatışmanın ilişkilerine kontrol etmesi yerine partnerlerin çatışmayı yönetmeyi öğrenmeleri ilişkide tatmini artırıcı önemli unsurlardan olacaktır. Yazar: Psikolog Aslı Uzun

Çift ve aile danışmanlığı yüz yüze gerçekleştirildiğinde genellikle odada birden fazla bireyin bulunmasıyla gerçekleşen bir danışmanlık türüdür. Süreç içerisinde bireylerin birbirleriyle olan iletişim ve ilişki dinamikleri, sözel ve sözel olmayan işaretler, gözlemlenerek iletişime ve çatışmaya yönelik döngüler üzerine çalışılır. Bu noktada çift ve aile danışmanlığının yüz yüze ve online olarak gerçekleşmesinde bazı farklılıklar bulunduğu söylenebilir. Online danışmanlığın yüz yüze danışmanlık kadar etkili olduğuna dair yapılmış pek çok çalışma bulunmaktadır. Araştırmalar etkililik konusunda anlamlı bir farklılıktan söz etmese de ortak bazı noktalar değinmişlerdir.Uzman ve danışanlar arasında kurulan ilişki ve güven bağının yüz yüze de online olarak da gelişim gösterebildiğini söylemek mümkündür. Bu noktada hem danışanların hem de uzmanın kişisel tercihinin önemli olduğu söylenebilir. Örneğin, bazı danışanlar yüz yüze danışmanlığın uzman ile bağ kurmak için daha iyi bir yol olduğunu hissedebilmektedir. Öte yandan, online danışmanlık zamansal bir esneklik, trafik yoğunluğu, ulaşım sorunları ve maaliyetleri gibi noktaları es geçebilmek ve ihtiyaca hizmet edebilecek çeşitli uzmanlara kolayca erişim sağlanabilmesi açısından oldukça avantajlı olabilmektedir. Bir yandan, uzman olarak bazen aynı oda içerisinde bulunan birden fazla insanın sözel ve sözel olmayan iletişim dinamiklerinin takibi zorlaşabilmektedir, bunun online ortamda gerçekleşmesi de yaşanabilecek teknik aksaklıklarla da sekteye uğrayarak ilişki gözleminin eksiksizce takibini güçleştirebilir. Danışanların yoğun duygular içerisinde kalarak derinleşebilmesi, bir veya birden çok bireyin bu tip duygulara eşliği veya bunlar hakkında konuşabilmesi zorlaşabilmektedir. Özellikle çift danışmanlığında, partnerlerin yan yana olamayışı fiziksel yakınlığı mümkün kılmayacağından iletişimin önemli bir noktasının göz ardı edilmesine ve ilişki içerisinde aktif olarak kullanılabilen bir baş etme/destek mekanizmasının devre dışı kalmasına sebebiyet verebilir. Aynı zamanda, özellikle aile danışmanlığında küçük yaşta çocukların bulunması genellikle çokça etkinlik ve oyun aktivitesi ile seansların gerçekleşmesine işaret eder. Bu da online bir ortamda deneyimlemesi ve çocuk açısından katılımı ve odaklanması daha güç bir süreç olabilir. Benzer bir şeyi çift danışmanlığı için söyleyebilmek de mümkündür. Yüz yüze danışmanlıklarda çiftlerle bedenin daha aktif olarak kullanılabildiği ve deneyimsel aktivitelerin gerçekleştirilmesinin daha olanaklı olduğunu söylemek mümkündür. Her iki yöntem de farklı avantajlar sunarken, danışanların ihtiyaçlarına ve durumuna göre uygun bir danışmanlık hizmetine sürdürülebilir şekilde erişimi önemlidir. Bu karar, danışanların uygunlukları ve ihtiyaçlarına yönelik olarak danışmanlığa katılım sağlayacak tüm bireylerle birlikte verilmeli ve danışanların ihtiyaçlarına karşılık verebilen bir uzmanla sürdürülmelidir.Yazar: Psikolog Cansu Erdoğan