
Feray Tarımtay

Feray Tarımtay
Egitim Bilgisi
- Bahçeşehir Üniversitesi - Psikoloji - Lisans
- Bahçeşehir Üniversitesi - Psikoloji (Klinik) - Yüksek Lisans
- Sağlık Bilimleri Üniversitesi - Psikoloji (Klinik) - Doktora
Çalışma Alanları
Çalışma Yaklaşımı
Seans Ücreti
Blog Yazıları

Sosyal Gelişimin Temel Taşı: Çocuklarda Doğru Arkadaş Seçimi Neden Önemli?
Çocukluk dönemi, bir bireyin dünyayı keşfettiği ve kendi kimliğini inşa etmeye başladığı en kritik süreçtir. Bu inşa sürecinde aileden sonraki en büyük paydaş ise şüphesiz "arkadaşlardır". Arkadaşlık, bir çocuk için sadece oyun oynamak demek değildir; aslında empati kurmayı, çatışmaları yönetmeyi, paylaşmayı ve aidiyet hissini deneyimlediği bir sosyal laboratuvardır. Bu yazımızda, çocuğunuzun seçtiği arkadaşların onun psikolojik gelişimi üzerindeki derin etkilerini incelerken, bir ebeveyn olarak bu süreci nasıl destekleyici ve sağlıklı bir şekilde takip edebileceğinizi ele alacağız.Arkadaşlık: Çocuğun İlk Sosyal Deney Alanıimage.png 486.73 KBBir çocuk akranlarıyla vakit geçirmeye başladığında, evdeki korunaklı alanından çıkıp toplumsal kuralların ilk provasını yapmaya başlar. Arkadaş seçimi, çocuğun kendi ilgi alanlarını, değerlerini ve sınırlarını keşfetmesine yardımcı olur. Psikolojik açıdan bakıldığında, sağlıklı arkadaşlıklar kuran çocukların duygusal zekalarının daha yüksek olduğu ve stresle başa çıkma konusunda daha dayanıklı hale geldikleri görülmektedir. Akran grubu içinde kabul görmek, çocuğa "ben de bu dünyanın bir parçasıyım" hissini verir ve bu his sosyal gelişimin temelini oluşturur.Doğru Arkadaş Seçimi Özgüveni Nasıl Besler?image.png 411.81 KBÇocuğun kendisini olduğu gibi kabul eden, benzer ilgi alanlarına sahip ve destekleyici arkadaşlara sahip olması, özgüven gelişimini doğrudan etkiler. Olumlu bir akran grubu, çocuğun yeteneklerini sergilemesi için güvenli bir alan yaratır. Tersine, dışlayıcı, manipülatif veya baskıcı arkadaşlıklar çocuğun kendisini yetersiz ve değersiz hissetmesine yol açabilir. Bu noktada arkadaş seçimi, sadece kiminle oynadığıyla değil, çocuğun aynaya baktığında kendisini nasıl gördüğüyle de ilgilidir.Ebeveynler İçin Rehberlik: Müdahale mi, Gözlem mi?image.png 401.07 KBEbeveyn olarak çocuğunuzun arkadaş çevresinden endişe duyduğunuz anlar olabilir. Ancak burada kilit nokta "yasaklamak" değil, "rehberlik etmek" ve "model olmaktır". Çocuğunuza hangi davranışların sağlıklı olduğunu (örneğin; paylaşmak, saygı duymak, dürüstlük, hayır diyebilmek) ev içinde aşılayarak, onun bu değerlere uygun arkadaşlar seçmesini doğal bir süreç haline getirebilirsiniz. Unutmayın, seçimlerine saygı duyulan bir çocuk, kendi sınırlarını çizmeyi ve sağlıklı ilişkileri ayırt etmeyi daha kolay öğrenir.Zorlu Durumlarda Profesyonel Psikolojik Desteğin Rolüimage.png 379.01 KBBazı durumlarda, çocuğunuzun arkadaş dinamiklerini anlamak, akran zorbalığı gibi süreçleri yönetmek veya çocuğunuzun sürekli olarak ona zarar veren ilişkiler içine girmesini gözlemlemek ebeveynler için yıpratıcı olabilir. İşte bu noktada profesyonel bir psikolojik destek almak hem çocuk hem de aile için dönüştürücü bir güç olabilir. Bir uzman, çocuğun sosyal kaygılarını, özgüven eksikliğini veya gruba ait olma ihtiyacının altında yatan nedenleri derinlemesine analiz edebilir. Ebeveynlere ise çocuklarıyla bu hassas konularda nasıl sağlıklı iletişim kuracakları, sınırlar çizme konusunda nasıl destek olacakları ve onları çatışma alanlarında nasıl güçlendirecekleri konusunda somut araçlar sunar. Psikolojik destek, bu sürecin bir krizden ziyade, bir büyüme ve öğrenme deneyimine dönüşmesine katkı sağlar.

Çocuklarda Korku ve Ebeveynlere Öneriler
Çocuklarda Korku ve Ebeveynlere ÖnerilerÇocukluk çağı gelişimsel korkular, çocukların farklı yaşlarda yaşadığı normal korkularolarak tanımlanır. Bu korkuların çocukların zihinsel ve duygusal gelişimin bir parçasıdır vegenellikle zamanla geçer. Ancak bu dönemde ebeveynin çocuğuna vereceği destekleyici tutum, çocuğun süreci yönetmesini kolaylaştırmakta ve gelişimine pozitif yönde katkı sağlamaktadır. Yaş gruplarına göre yaygın gelişimsel olarak korkular şunlardır:Bebeklik Dönemi (0-2 yaş): Ani ve yüksek seslerden korkma, yabancı kişilerden korkma veayrılık kaygısı.Erken Çocukluk Dönemi (2-4 yaş): Karanlıktan korkma, ebeveynlerden ayrılma korkusu,canavarlar, hayaletler gibi hayali varlıklardan korkma.Okul Öncesi Dönem (4-6 yaş): Fırtına, gök gürültüsü gibi doğal olaylardan korkma, tek başınauyuma korkusu, masallarda geçen kötü karakterlerden korkma.Erken Okul Dönemi (6-12 yaş): Okulda başarısız olma korkusu, arkadaşlar arasında kabulgörme, alay edilme korkusu, hırsızlar, yangınlar gibi gerçek tehlikelerden korkma. Bu korkular genellikle yaşa bağlı olarak değişir ve çocukların gelişimiyle birlikte azalır.Ancak bazı durumlarda bu korkular daha yoğun olabilir ve profesyonel destek gerekebilir. Ebeveynlerin çocuklarının gelişim düzeyini göz önüne alarak korkusunu anlaması, onlara güven vermesi ve sabırlı olması önemlidir. EBEVEYNLERE ÖNERİLER• Çocuğunuzun korkularını ciddiye alın ve onların korkularını anlamaya çalışın.Çocuğunuza korkularının normal olduğunu ve yalnız olmadıklarını söyleyebilirsiniz. Kendi çocukluk albümünüzü birlikte inceleyerek varsa o dönem yaşadıklarınızı hikayeleştirerek anlatabilirsiniz.• Çocuğunuza yanında olduğunuzu ve onu koruyacağınızı hissettirin.• Çocuğunuzun korkularını hikayeler ve oyun aracılığıyla ele alın. Korkutucu durumlarıoyunla canlandırmak, çocukların bu durumla başa çıkma becerilerini geliştirmelerineyardımcı olabilir.• Gülük rutinler, çocuklara güven duygusu verir. Özellikle yatma zamanı rutinleri, gece korkularıyla başa çıkmada yardımcı olabilir.• Çocuğunuzla korkuları hakkında konuşurken açık ve nazik olun. Onlara duygularını ifade etmeleri için alan sağlayın ve sorularını sabırla cevaplayın.• Eğer çocuğunuzun korkuları günlük yaşamını etkiliyorsa veya çok yoğun ise çocuk psikoloğundan/terapistten yardım alabilirsiniz.Çocukların gelişimsel korkularını yenmelerine yardımcı olabilecek, OYUN ÖNERİLERİ Korku ÇizimleriAmaç: Korkularını ifade etme ve anlamaMalzemeler: Kağıt, kalemler, boyalarOyun: Çocuğunuzdan korktuğu şeyi çizmesini isteyin. Daha sonra bu çizimleri birlikte tartışınve korkutucu unsurları komik ya da ilginç hale getirerek yeniden çizin. Bu, çocuğunuzunkorkularını kontrol altına almasına yardımcı olabilir. Hayali Canavarları YakalamaAmaç:Hayali varlıklardan korkmayı azaltmakMalzemeler: Büyük karton kutular, boya kalemleri, yapıştırıcı, makasOyun: Çocuğunuzla birlikte karton kutulardan "canavar tuzakları" yapın ve bu tuzakları evinbelirli yerlerine yerleştirin. Bu oyun, çocuğunuzun hayal gücünü kullanarak korkularıylayüzleşmesini sağlar. Kahraman KostümleriAmaç: Güçlü ve cesur hissetmek.Malzemeler: Eski kıyafetler, kostüm aksesuarları.Oyun: Çocuğunuzla birlikte kahraman kostümleri giyin ve korkutucu durumlarla yüzleşenhikayeler yaratın. Çocuğunuz, kendini kahraman gibi hissederek korkularını yenebilir. Rahatlama ve Nefes EgzersizleriAmaç: Kaygıyı azaltmak ve rahatlamayı sağlamak.Malzemeler: Sessiz bir alan, rahat bir yer minderi.Oyun: Çocuğunuzla birlikte nefes alma egzersizleri yapın. Derin nefes alıp vermek, çocuğunrahatlamasına ve kaygıyı azaltmasına yardımcı olabilir. Bu egzersizleri bir oyun gibi sunarakeğlenceli hale getirebilirsiniz. Örneğin, birlikte işaret parmağınızı göstererek “şimdi çiçeği kokluyorum” diyerek nefes alıp, “muma üflüyorum” diyerek nefes verebilirsiniz. Masal Anlatma ve YaratmaAmaç: Korkularla başa çıkma ve hayal gücünü kullanma.Malzemeler: Masal kitapları, kâğıt, kalem.Oyun: Çocuğunuza korkutucu bir masal anlatın ve sonunu birlikte değiştirerek mutlu bir sonabağlayın. Alternatif olarak, çocuğunuzla birlikte yeni bir hikâye yaratın ve korkutucu unsurları kahramanlık hikayelerine dönüştürün. Karanlıkla Tanışma OyunuAmaç: Karanlık korkusunu yenmek.Malzemeler: Fenerler, gece lambaları, karanlık bir oda.Oyun: Çocuğunuzla birlikte karanlık bir odaya girin ve fenerlerle farklı objeleri aydınlatın.Objelere dokunun ve ne olduklarını tahmin etmeye çalışın. Bu oyun, karanlığın korkulacak birşey olmadığını anlamalarına yardımcı olabilir. YAZAR: Başak İnal KAYNAKÇAKiel, E.J., Kalomiris, A.E. (2019). Emotional Development and Anxiety. In: LoBue, V.,Pérez-Edgar, K., Buss, K.A. (eds) Handbook of Emotional Development. Springer, Cham.https://doi.org/10.1007/978-3-030-17332-6_25Kowalchuk, A., Gonzalez, S. J., & Zoorob, R. J. (2022). Anxiety Disorders in Childrenand Adolescents. American family physician, 106(6), 657–664.Martini R, Hilt R, Marx L, et al. Best principles for integration of child psychiatry intothe pediatric health home. American Academy of Child and Adolescent Psychiatry; 2012.Accessed January 9, 2022.Vallance, A. K., & Fernandez, V. (2016). Anxiety disorders in children and adolescents:aetiology, diagnosis and treatment.

Çocukları Anlamak ve Desteklemek: Sağlıklı Sınırların Önemi
Sınırlar, davranışlarla ilgili kuralları ve beklentileri öğretmek için kullanılan bir süreci ifade eder. Sınır çizmek, çoğu ebeveyn için çocuklarıyla kurdukları ilişkide zorlandıkları alanlardan biridir. Araştırmalar; yeterli sınırların olmadığı evlerde büyüyen çocukların, daha az dürtü kontrolüne ve öz düzenlemeye sahip olduğu, daha benmerkezci ve sosyal olarak daha az yetkin oldukları ve daha düşük başarı motivasyonuna ve bilişsel performansa sahip olduklarını göstermiştir. Aynı zamanda, sağlıklı belirlenen sınırlar, çocukları hem fiziksel olarak korur hem de duygusal gelişimlerini destekler. Bu bağlamda, çocuklara kapsayıcı sınırlar çizebilmek ve çocukların bu sınırları büyüme fırsatı olarak deneyimlemelerine yardımcı olmak önemlidir. Çocuklar Neden Sınıra İhtiyaç Duyar? Kuralları anlama: Çocuklar, yaşadıkları çevrenin kurallarını kavramak ve neyin beklenildiğini anlamak isterler. Kısacası, kendilerinden ne beklenildiğini, ne kadar ileri gidebildiklerini ve ileri gittiklerinde neler olabileceğini bilmek isterler.Güvenli Keşif: Sağlıklı sınırlar, çocuklara güvenli bir şekilde çevrelerini keşfetme ve öz-düzenleme becerilerini geliştirme imkanı tanır.Gelişim Dönemlerine Göre SınırlarSınırlar çocukların gelişim dönemlerine uygun olarak ifade edilmelidir.Bebekler için (1-2 yaş):● Dikkatleri dağıtmak ve ortamı değiştirmek gibi yöntemlerle sınırlar belirlenebilir.İlk Çocukluk Dönemi (3-6 yaş):● Sözsüz işaretler ve kısa cümlelerle, hayal gücü ve mizah araçları kullanılabilir.Okul Çağındaki Çocuklar için (7-11):● Kurallar, beklentiler ve sonuçlar sözlü olarak açıklanabilir. Sınırlar konusunda anlaşmanın mümkün olduğunca önceden yapılması önemlidir.Ergenlik Çağındaki Çocuklar için (12-18 yaş):● Sınırlar makul, açık, tutarlı olmalı ve çocuğunuzla birlikte saygı içerisinde belirlenmelidir. Sağlıklı Sınırlar Nasıl Belirlenir?Burada en önemli olan noktalardan biri sınırların rutine dönmesidir. Sınırlar rutine döndükçe ve uygulandıkça, çocuklar sınırları zaman içerisinde öğrenir ve içselleştirir. Duyguları Kabul Edin: Çocukların hissettiği duyguları fark edin ve onları ifade edin. Davranış yerine duygulara odaklanın.● "X duygunu görüyorum, anlıyorum." şeklinde cümleler empati kurulması anlamında önemli ifadelerdir.Sınırlar Üzerine Konuşun: Sınırların net, anlaşılır ve tutarlı olması önemlidir. Durumun özelinde bir sınır olduğundan emin olunmalıdır. Duruma özel olan sınır cümlelerinde, genel bir ifade kullanılmalı ve herkes için geçerli olduğu net bir şekilde söylenmelidir.● "Şu an ödevlerini yapma zamanı, henüz televizyon izleme zamanı değil."Kabul Edilebilir Alternatifler Sunun: Çocuklar duygusuyla baş etmekte zorlandığı anlarda net ve anlamlı öneriler sunulması çocuğun zorlayıcı duyguyla baş etmesini kolaylaştıracaktır.● "Ama istersen televizyonu ödevlerine ara verdikten sonra 10 dakika ya da ödevlerini bitirdikten sonra izleyebilirsin."Kabul Etmezse Ne Yapmalı?Diyalogu Sürdürün: Reddedilen seçeneklerin nedenleri hakkında konuşmaya devam edilebilir ve yeni alternatifler sunulabilir.Son olarak, çocuklarla sağlıklı sınırlar belirlemek ve bu sınırları içselleştirmelerine yardımcı olmak, onların duygusal gelişimlerini desteklerken aynı zamanda sorumluluk almayı da öğretir. Ebeveynlerin çocuklarını anlamak, duygularını kabul etmek ve sağlıklı sınırlar koymak, onların güvenli bir ortamda büyümelerine katkı sağlar. Bu süreç, çocukların duygusal zekalarını güçlendirir ve onları başarılı ve dengeli bireyler haline getirme yolunda önemli bir adım olarak karşımıza çıkar. Yazar: Psikolog Elif Cilmeli