
Ekin Alankuş

Ekin Alankuş
Education
- Bilgi Üniversitesi - Psikoloji - Undergraduate
- Sigmund Freud University - Psikoloji (Klinik) - Postgraduate
Specialties
Work Approaches
Session Fees
Blog Posts

Görünmez Zincirler: Öğrenilmiş Çaresizliği Modern Hayatta Nasıl Kırarız?
Hayat bazen üst üste gelen aksiliklerle bizi öyle bir noktaya getirir ki, kapı açık olsa bile dışarı çıkamayacağımıza inanırız. Öğrenilmiş çaresizlik, geçmişteki olumsuz deneyimlerin bugünkü potansiyelimizi hapsetmesi durumudur. Bu yazıda, Martin Seligman’ın çığır açan deneyinden yola çıkarak; modern iş hayatında, ilişkilerimizde ve günlük rutinlerimizde neden bazen "havlu attığımızı" inceleyeceğiz. Zihnimizdeki bu bariyerleri nasıl yıkabileceğimizi ve kontrolü tekrar ele almanın yollarını birlikte keşfedeceğiz.Seligman’ın Deneyi: Çaresizlik Nasıl Öğrenilir?image.png 342.6 KB1960’lı yıllarda psikolog Martin Seligman’ın yaptığı deney, psikoloji dünyasında bir dönüm noktası oldu. Deneyde, kaçışı olmayan olumsuz durumlara maruz kalan deneklerin, daha sonra kaçış imkanı sunulduğunda bile hiçbir çaba sarf etmedikleri gözlemlendi. Denekler, ne yaparlarsa yapsınlar sonucun değişmeyeceğine dair "yanlış bir inanç" geliştirmişlerdi.Bu durum bize şunu söylüyor: Çaresizlik aslında bir yetersizlik değil, geçmişe bakarak geleceğe dair geliştirilen bir algı hatasıdır. Zihnimiz, bir kez "başaramayacağını" öğrendiğinde, şartlar değişse bile denemekten vazgeçer.Modern Hayatın "Görünmez Şokları"image.png 334.07 KBBugün fiziksel kafeslerde değiliz belki ama modern hayatın kendi "görünmez şokları" var. Sürekli reddedilen iş başvuruları, bir türlü düzene girmeyen alışkanlıklar, bitmek bilmeyen stres döngüleri veya yıpratıcı sosyal çevreler... Bir süre sonra zihnimiz otomatik bir savunma mekanizması geliştiriyor: "Neden uğraşayım ki, yine aynısı olacak."İşte bu noktada, gerçek engellerin yerini psikolojik bariyerler alıyor. Modern hayatta öğrenilmiş çaresizlik; motivasyon kaybı, erteleme hastalığı ve "ne yapsam boş" hissi olarak karşımıza çıkıyor.Zincirleri Kırmak: Küçük Adımların Gücüimage.png 381.73 KBÖğrenilmiş çaresizliğin panzehiri, her şeyin kontrolümüz dışında olmadığını hatırlamamızı sağlayacak küçük zaferlerdir. Karmaşık bir hayatı bir günde düzeltemezsiniz ancak bir sonraki saatinizi veya küçük bir görevinizi planlayabilirsiniz.Kontrol Alanını Belirle: Değiştiremeyeceğin büyük yapısal sorunlara değil, sadece o an kontrol edebileceğin küçük bir detaya odaklan.Küçük Kazançlar Yarat: Tamamladığın her küçük iş, beynine "Bak, bir şeyi değiştirebildim!" sinyali gönderir ve çaresizlik algısını kırar.Bakış Açını Esnet: Başarısızlığı kişisel bir kusur olarak değil, geçici bir durum ve strateji geliştirme fırsatı olarak gör.İyileşme Yolculuğunda Profesyonel Destek: Psikoterapinin Rolüimage.png 376.65 KBBazen zihnimizdeki bu görünmez zincirler o kadar derinleşir ki, onları tek başımıza fark etmek veya kırmak imkansız görünebilir. İşte bu noktada psikolojik destek almak, iyileşme sürecinin en kritik adımıdır. Bir uzmanla çalışmak, sadece sorunları konuşmak değil; bu çaresizlik algısının hangi köklerden beslendiğini anlamak ve zihinsel şemaları yeniden yapılandırmak anlamına gelir. Terapi süreci, size "güvenli bir alan" sunarak, kaybettiğiniz özgüveni ve öz yeterlilik duygusunu bilimsel tekniklerle geri kazanmanıza yardımcı olur. Profesyonel bir rehber eşliğinde, geçmişin gölgelerinden kurtulup geleceği yeniden inşa etmek çok daha sağlıklı ve kalıcı bir dönüşüm sağlar.Sonuçimage.png 355.23 KBUnutma, zihnimiz tıpkı çaresizliği öğrendiği gibi dayanıklılığı ve yeniden denemeyi de öğrenebilir. Kapı aslında hiç kilitli değildi; sadece kolu tekrar çevirecek gücü içimizde yeniden bulmamız gerekiyor.

İş Değiştirme Kararı: Konfor Alanından Gelişim Alanına Geçiş Rehberi
Kariyer yolculuğunda hepimiz zaman zaman kendimizi bir yol ayrımında buluruz: Mevcut işimizdeki o güvenli ama belki de artık heyecan vermeyen "konfor alanımız" ile bizi bekleyen ama belirsizliklerle dolu "gelişim alanımız" arasında kalmak oldukça doğaldır. Bu yazı; iş değiştirme kararı arifesindeki o içsel çatışmayı anlamanıza, güvenli limanlardan çıkmanın getirdiği kaygıyı yönetmenize ve kariyerinizde sizi gerçekten büyütecek adımı nasıl atacağınıza dair samimi bir rehberlik sunmayı amaçlıyor. Unutmayın, değişim sadece bir iş değişikliği değil, kendi potansiyelinize doğru attığınız cesur bir adımdır.Güvenli Alanın Sıcaklığı ve Durgunluk Riskiimage.png 369.54 KBGüvenli alan, her şeyin tahmin edilebilir olduğu, görevlerinizi gözü kapalı yapabildiğiniz ve stresin minimuma indiği o tanıdık bölgedir. Mevcut işinizde yılların getirdiği bir deneyimle kendinizi yetkin hissetmeniz, sosyal çevrenize alışmış olmanız büyük bir konfor sağlar. Ancak bu huzurlu ortam, bazen bir "durağanlık tuzağına" dönüşebilir.Eğer artık yeni bir şey öğrenmediğinizi hissediyorsanız, sabahları işe gitmek bir rutin değil de bir yük haline geldiyse, güvenli alanınız sizi korumaktan çok kısıtlıyor olabilir. Gelişim, konforun bittiği yerde başlar. Bu alanda gereğinden fazla kalmak, mesleki heyecanınızın sönmesine ve sektördeki dinamizmin uzağında kalmanıza yol açabilir.Gelişim Alanının Heyecanı ve Belirsizlikle Dansimage.png 369.95 KBGelişim alanı, sizi zorlayan ama aynı zamanda dönüştüren o sihirli bölgedir. İş değiştirme kararı aldığınızda aslında bu alana davetiye çıkarmış olursunuz. Yeni bir şirket kültürü, farklı sorumluluklar ve çözülmesi gereken taze problemler zihninizi canlı tutar. Bu süreç, yeteneklerinizi parlatmanız ve kendinize dair bilmediğiniz güçleri keşfetmeniz için eşsiz bir fırsattır.Elbette, bu alan sadece çiçekli yollardan oluşmaz. Belirsizlik, "Ya yapamazsam?" korkusu ve yeni ortama uyum sağlama kaygısı bu sürecin doğal bir parçasıdır. Ancak bu kaygı, aslında büyüdüğünüzün ve sınırlarınızı genişlettiğinizin bir işaretidir. Bilinmeyene doğru atılan bu adım, kariyerinizde sadece bir pozisyon değişikliği değil, karakterinizde bir olgunlaşma sağlar.Karar Verme Sürecinde Kendinize Sormanız Gereken Sorularimage.png 354.96 KBEğer gitmekle kalmak arasında sıkışıp kaldıysanız, rasyonel bir değerlendirme yapmak için kendinize şu soruları dürüstçe yöneltebilirsiniz:Şu anki işim, 5 yıl sonraki "ben"e ne katıyor?Korkum olmasaydı, bugün ne yapardım?Mevcut işimde öğrenme eğrim ne durumda; hala yükseliyor mu yoksa yatay mı seyrediyor?Yeni iş fırsatı, sadece daha iyi bir maaş mı yoksa daha iyi bir "gelecek" mi vaat ediyor?Bu soruların cevapları, zihninizdeki karmaşayı berraklaştıracak ve hangi alanın size daha yakın olduğunu anlamanızı sağlayacaktır.Değişim Sürecinde Psikolojik Desteğin Gücüimage.png 389.81 KBBüyük bir kariyer değişikliği yapmak sadece profesyonel bir hamle değil, aynı zamanda yoğun bir duygusal süreçtir. İş değiştirme kararı verirken yaşanan yoğun kaygı, yetersizlik hissi veya karar verememe felci (analysis paralysis) durumlarında psikolojik destek almak, süreci çok daha sağlıklı yönetmenizi sağlar.Bir uzmanla çalışmak, korkularınızın kökenini anlamanıza, özgüveninizi yeniden inşa etmenize ve "imposter sendromu" (sahtekarlık sendromu) gibi değişim dönemlerinde ortaya çıkan içsel engelleri aşmanıza yardımcı olur. Psikolojik destek, size sadece ne yapmanız gerektiğini söylemez; belirsizlik bulutları içinden geçerken kendi içsel pusulanızı bulmanızı sağlar. Bu destekle birlikte, değişimi bir kriz olarak değil, bir "kendini gerçekleştirme fırsatı" olarak görmeye başlarsınız.

Yas sürecinde Psikolojik Sağlamlık
Kayıp ve Yas Süreçleri: Yas sürecinde Psikolojik Sağlamlık Kayıp ve Yas Süreçleri Nasıldır? Kayıp ve yas, yaşamın kaçınılmaz bir parçasıdır. Sevdiğimiz birinin ölümü, bir ilişkinin sona ermesi, iş kaybı veya sağlığın bozulması gibi çeşitli kayıplar yas sürecini başlatabilir. Bu süreç, her birey için farklılık göstermekle birlikte genellikle birkaç aşamadan oluşur: 1. İnkar: Kişi, kaybın gerçekliğini kabul etmekte zorlanabilir. Bu aşamada genellikle "Bu gerçek olamaz" gibi düşünceler ortaya çıkar. 2. Öfke: Kayıp karşısında öfke ve kızgınlık hisleri yaşanabilir. Kişi, durumu kontrol edemediği için kendine, diğer insanlara veya duruma öfke duyabilir. 3. Pazarlık: Bu aşamada kişi, kaybı geri alabilmek için içsel veya dışsal pazarlıklar yapar. "Eğer bunu yaparsam, belki geri gelir" gibi düşünceler yaygındır. 4. Depresyon: Kayıp ve yasın en zor aşamalarından biri olan depresyon, derin bir üzüntü, yalnızlık ve umutsuzluk hissi ile karakterizedir. 5. Kabullenme: Son aşamada kişi, kaybın gerçekliğini kabul eder ve onunla yaşamayı öğrenir. Bu aşamada duygusal denge yeniden sağlanır. Kayıp Yaşayan Biri Psikolojik Sağlamlık İçin Neler Yapabilir? Yas süreci her birey için farklılık gösterir ve kişisel bir deneyimdir. Ancak, psikolojik sağlamlığı artırmak ve bu süreci daha sağlıklı bir şekilde yönetmek için bazı stratejiler mevcuttur: 1. Duygularınızı Kabul Edin ve İfade Edin: Kayıp ve yas sürecinde duygularınızı bastırmak yerine kabul edin ve ifade edin. Üzüntü, öfke, korku gibi duyguları yaşamak normaldir. Duygularınızı güvendiğiniz biriyle paylaşmak veya bir günlük tutmak, bu süreci daha yönetilebilir hale getirebilir. 2. Destek Arayın: Aile ve arkadaşlar, yas sürecinde büyük bir destek kaynağı olabilir. Destek gruplarına katılmak veya bir terapistten profesyonel yardım almak da faydalı olabilir. 3. Kendinize Zaman Tanıyın: Yas süreci, zaman alan bir süreçtir ve her birey için farklı hızda ilerler. Kendinize iyileşmek için zaman tanıyın ve bu sürecin aceleye getirilemeyeceğini kabul edin. 4. Sağlıklı Yaşam Tarzını Sürdürün: Fiziksel sağlık, duygusal sağlık üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Dengeli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak ve yeterince uyumak, yas sürecinde daha güçlü olmanıza yardımcı olabilir. 5. Rutini Koruyun: Günlük rutinlerinizi sürdürmek, duygusal dengenizi korumanıza yardımcı olabilir. İşe gitmek, ev işlerini yapmak veya hobilerinize devam etmek, normal yaşamınıza dönmenize katkı sağlayabilir. 6. Anılarınıza Saygı Gösterin: Kayıp yaşadığınız kişi veya durumla ilgili anıları hatırlamak ve onlara saygı göstermek, yas sürecinin bir parçasıdır. Anı eşyaları saklamak, anma törenleri düzenlemek veya sevdiklerinizle anıları paylaşmak, duygusal iyileşme sürecini destekleyebilir. 7. Yeni Anlamlar ve Hedefler Bulun: Kayıp sonrası yaşamınıza yeni anlamlar ve hedefler eklemek, yeniden inşa sürecinde yardımcı olabilir. Yeni hobiler edinmek, gönüllü çalışmalara katılmak veya kişisel gelişim hedefleri belirlemek, yaşamınıza yeni bir yön katabilir. Kayıp ve yas süreci, yaşamın zorlu fakat doğal bir parçasıdır. Bu süreçte duygularınızı kabul etmek, destek aramak ve kendinize zaman tanımak önemlidir. Sağlıklı yaşam tarzını sürdürmek, rutinlerinizi korumak ve anılarınıza saygı göstermek de psikolojik sağlamlığı artırmada yardımcı olabilir. Unutmayın, yas süreci kişisel bir yolculuktur ve her birey bu süreci kendi hızında yaşar. Yardıma ihtiyaç duyduğunuzda, profesyonel destek almak her zaman iyi bir seçenektir.